» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Kitaphane - Türkce

Kitaphane - Arapca

Forum

  
1 Rajab 1433
22 May 2012
Фаджр04:22
Восход06:18
Зухр13:38
Аср17:35
Магриб20:57
Иша22:45
Полночь00:39
Islamic Finder
 
 
PEYGAMBERİMİZİN(SALLALAHI ALEYHI VE SELLAM) KADINLARA ŞEFKATİ
İslâmın şefkat güneşi dünyayı aydınlatmadan önce kadınlar çok perişan haldeydil er. Başta Araplar olmak üzere, insanlık kız çocuklarını ve kadınlarını çok hor görürdü. Onları bir insan olarak kabul etmez, bir eşya gibi değer biçer, alıp satarlardı. Arapların yanında kadının hiçbir sosyal hakkı yoktu. Onları şefkat ve merhamett en yoksun kıldıkları gibi, mal ve mirastan da uzak tutarlardı.

Peygamber imizin bütün insanlığı kuşatan şefkat ve merhameti kısa zamanda kadınlar üzerinde de görülmeye başladı. Onları insanların ayakları altında ezilmekte n kurtarara k o kadar yüceltti ki, "Cennet anaların ayakları altındadır" buyurarak, Cennete girmeyi annelerin rızalarıyla eş tuttu.

Kadınlara iyilik yapmanın, onlara şefkatli davranmanın, imanın bir alâmeti olduğunu beyan ederek bu meseleye büyük önem verdi.

"Kim Allah'a ve âhiret gününe iman etmişse, komşusuna eziyet etmesin. Kadınlara da iyiliği tavsiye ediniz. Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburganın en eğri tarafı da üst tarafıdır. Onu doğrultmak istersen kırarsın. Olduğu gibi bıraktığın takdirde de daima eğri kalır. Bunun için, kadınlara her zaman iyiliği tavsiye edin" mealindek i hadis-i şerifle Peygamber imiz, kadınların hem maddî yapılarını, hem de ruhsal durumlarını ifade ederek, onlara anlayışlı davranmayı, kusur ve eğriliklerine tahammül edip sabır gösterilmesini tavsiye etti.

Peygamber imiz bizlere bu tavsiyeyi yaparken, kendisi de söylediklerini en güzel şekilde uyguluyor du. Bir ihtiyaçları olur veya bir şey öğrenmek isterlers e mü'min kadınları reddetmez, ihtiyaçlarını karşılar, sorularına cevap verir, erkeklerl e hiçbir ayırım gözetmezdi.

Peygamber imizin etrafında her zaman erkek Sahabîler toplanıyor, sohbetind e bulunuyor lardı. Fakat mü'min kadınlar bu nimetten mahrumdul ar. İçlerinden bir temsilci seçtiler, Peygamber imize gönderdiler ve bir gününü de kendileri ne ayırmasını istediler .

Peygamber imiz bu teklifi kabul etti ve hanımların dilekleri ni yerine getirerek, bir gününü de onlarla sohbet için ayırdı.

Peygamber imiz özellikle yaşlı kadınların kalplerin i kırmaz, hatıralarını hoş tutardı. Davet ettikleri zaman reddetmez di.

Bir seferinde Hz. Enes'in büyükannesi Peygamber imizi yemeğe davet etti. Peygamber imiz de daveti kabul ederek evlerine gitti. Kadıncağızı sevindirm ek için de ona namaz kıldırmak istedi. Kendisi imamlığa geçti, Hz. Enes, büyükannesi ve kölelerinin meydana getirdiği bir cemaate iki rekât namaz kıldırdı.

Yola çıkıldığında kafilede kadınlar varsa Peygamber imiz onların rahat etmesi için her türlü tedbiri alırdı.

Bir sefer esnasında Enceşe adında Habeşistanlı güzel sesli bir köle, vezinli ve kafiyeli şiirleri makamla söylüyordu. Böylece develer daha hızlı yürüyordu. Develerin hızlı bir şekilde yürümesi üzerine kadınların rahatsız olduğunu fark eden Peygamber Efendimiz Enceşe'yi ikaz etti:

"Ey Enceşe, cam şişelerin hayvanlarını yavaş sür!"

Kadınlar zayıf ve nazik oldukları için Peygamber imiz onları cama benzetmişti. Onların incinmesi ne, acı duymalarına gönlü razı olmuyordu .

Peygamber imiz kendi hanımlarına da çok nazik davranır, hiçbir şekilde kalplerin i kırmazdı. Başta Hz. Âişe validemiz olmak üzere bütün hanımları, Peygamber imizin evde çok sakin, halim ve mütevazı olduğunu söyleyerek, onu her yönüyle mükemmel bir aile reisi, merhametl i bir koca, şefkatli bir baba olarak anlatırlar.

"Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olandır. Ben kadınlara iyi davranma bakımından sizin en hayırlınızım" buyuran Peygamber imiz, kadınlara anlayışlı davranmayı tavsiye etmektedi r.

Peygamber imiz ev işlerinde de hanımlarına yardımda bulunurdu . Koyunları sağması, ev süpürmesi, elbisesin i ve ayakkabılarım tamir etmesi, deveyi yemlemesi, çocuklarla ilgilenip ihtiyaçlarını görmesi, hep onun bu merhamet ve şefkatinin neticesi değil midir?

Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler