
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun .Çok, temiz ve mübârek hamd, Allah’adır. Beytullah’ı, insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir mekân kılarak mü’min kullarının gönüllerini oraya meyletmel erini sağlayan Allah’a hamdolsun .Beytulla h’ı en güzel bir şekilde haccedip umre yapan Allah’ın seçkin kulu, sevgilisi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhamm ed’e salât ve selâm olsun.Gerçekten Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’ın kendisine bıraktığı emâneti yerine getirmiş, ümmetine nasihat etmiş ve Allah yolunda gereği gibi cihâd etmiştir.İnsanlara doğru yolu göstermek, onları küfür ve şirk karanlığından, İslâm güneşine ve aydınlık nûruna çıkarmak için Allah-azze ve celle-, O’nu İslâm dîniyle göndermiştir.
Nitekim Allah-azze ve celle- bu konuda şöyle buyurmakt adır:
[سورة الشورى الآية :52]
“(Ey Muhammed!Sana ve senden önceki peygamber lere vahyettiğimiz gibi) Sana da katımızdan Kur’an’ı vahyettik .(Sana vahiy gelmeden önce) Sen, (daha önce inen) kitap(lar) nelerdir ve îmân nedir? hiçbirisini bilmiyord un.Ancak Biz Kur’an’ı, kullarımızdan diledikle rimize dosdoğru yolu bulmaları için bir aydınlık kıldık.Şüphesiz ki sen (Ey Muhammed!),-Allah’ın izniyle-dosdoğru yola (İslâm’a) iletirsin”Şurâ Sûresi:52
Allahım!Bize farz kılıp yerine getirmemi zi emrettiğin ibâdetler için sana hamdolsun . Yine bu ibâdetleri kolaylaştırıp yerine getirmemi zi sağladığın için sana hamdolsun .
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Mekke-i Mükerreme, yeryüzünün en fazîletli ve Allah Teâlâ’ya en sevimli yeridir. Çünkü orada Mescid-i Haram vardır, Kâbe-i Muazzama vardır.Allah Teâlâ, dünyanın her yerindeki müslümanların günde beş defa O’nun emrine icâbet ederek namazlarında Mekke-i Mükerreme’ye yönelmeleri için orayı kıble kılmıştır.
Mekke-i Mükerreme,peygamberlerin beşiği,babamız İbrâhîm-aleyhisselâm-’ın makamı, Peygamber imiz Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in peygamber olarak gönderildiği yerdir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Buraya gelmeden önce, Mekke-i Mükerreme ve Kâbe-i Muazzama’ya uzakta, ülkende iken namazlarında Allah’a yöneliyor, (televizyo ndan) Mescid-i Haram’da namaz kılanları görüyor ve onlardan birisi olmayı, Kâbe’nin etrafında tavaf edenler gibi tavaf etmeyi, namaz kılanlar gibi namaz kılmayı, zemzem suyundan içmeyi, Safâ ve Merve arasında sa’y etmeyi ve Allah’a ibâdet edilen en fazîletli mekânda sen de Allah’a ibâdet etmeyi Allah Teâlâ’dan sana nasip buyurmasını diliyordu n.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Allah Teâlâ’dan nice defalar hac ve umre ibâdetini yerine getirmeyi sana kolaylaştırması için duâ etmişsindir.Nitekim Allah Teâlâ bu duânı kabul buyurarak hayâllerini gerçeğe çevirdi ve seni murâdına erdirdi.B unun için Allah Teâlâ’ya hamdolsun .
Kıymetli Müslüman Kardeş,
İşte sen, şimdi Beytullah’a gitmek için yola çıkıyorsun.Müslüman olarak senin bizim üzerimizde hakkın vardır.İşte bu hakkı yerine getirerek, Mescid-i Haram’a gitmeye azmettiğin andan itibaren, selâmet içerisinde ve büyük ecirler kazanmış olarak ehline dönünceye kadar seni bizimle beraber şu kısa yolculuğa dâvet ediyoruz.
HAC VE UMRENİN FAZÎLETİ:
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Hac ve umrede yapılması gereken işleri Kur’an ve sünnette belirtile n şekilde ve Allah rızâsı için yapan kimse için hac ve umrenin Allah katındaki sevabı çok büyüktür. Nitekim Ebû Hureyre’den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet edilen hadîste Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmakt adır:
(( مَنْ أَتىَ هَذاَ الْبَيْتَ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَماَ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ )) رواه مسلم
“Her kim, bu beyti (Kâbe’yi) tavaf etmek için gelir de (ihramlıyken) eşiyle cinsel ilişkide bulunmaz ve herhangi bir günah işlemezse, anasından doğduğu gibi günahsız olarak ehline döner.” Müslim
Bunun anlamı; sanki anasından yeni doğmuş, hiçbir günah ve kötülük işlememiş çocuk gibi, umre yapan kimsenin Allah tarafından günahları bağışlanır, demektir.
Umrenin fazîleti Ramazan ayında artarak daha da büyür.Öyle ki bu ayda yapılan umre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yapılan hacca denktir.
Nitekim Ebû Hureyre’den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet edilen hadîste, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
(( اَلْعُمْرَةُ إِلىَ الْعُمْرَةِ كَفاَّرَةٌ لِماَ بَيْنَهُماَ، وَالْحَجُّ الْمَبْرُورُ لَيْسَ لَهُ جَزَاءٌ إِلاَّ الْجَنَّةُ )) متفق عليه
“İki umre arasında yapılan küçük günahlara, bu iki umre (sevabı) keffâret olur.Kabu l olunan haccın karşılığı (mükâfatı) ancak cennettir .” Buhârî ve Müslim
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Kabul olunan hac, içerisinde riyâ ve şöhret amacı taşımayan, hiçbir günah işlenmeyen ve Allah’a itaatsizl ik olmayan hactır.Hacının, hacda yapılması gereken işleri Allah ve Rasûlünün emrettiği şekilde yapmasıdır.
HAC VE UMRE YAPMANIN HÜKMÜ:
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Hac, İslâm dînin beş temel esâslarından birisidir .İslâm ümmeti, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’den günümüze kadar; akıl-bâliğ ve hür olan,malı ve bedeniyle hac yapmaya gücü yeten her müslümanın ömründe bir defa olmak üzere hac yapmasının farz olduğunda oybirliğine varmışlardır.
Nitekim Allah-azze ve celle- bu konuda şöyle buyurmakt adır:
[سورة آل عمران من الآية :97]
“Yoluna gücü yetenleri n (hac farizasını yerine getirmek için Allah’ın) evini haccetmes i, Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.Her kim, (hac farizasını) inkâr ederse, bilsin ki Allah, bütün âlemlerden (ondan ve diğer kullarının yapacağı hacdan) müstağnîdir.” Âl-i İmrân Sûresi:97
Umreye gelince, İslâm âlimlerinin en doğru olan görüşüne göre, ömürde bir defa olmak üzere umre yapmak farzdır.Bu umre, ister hac ile birlikte yapılsın, isterse hac yapılan yılda yalnız başına yapılsın aynıdır.Akıl-bâliğ olan, Mekke-i Mükerreme’ye ulaşacak kadar yol masrafına ve bu ibâdeti edâ ederken ihtiyacını giderecek nafakaya sahip her müslümanın umre yapması gerekir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Hac ve umre, Allah -azze ve celle- için yapılan bir ibâdettir.İster büyük olsun, isterse küçük olsun, bir ibâdetin Allah katında kabul olunabilm esi, senin de istemiş olduğun Allah’ın rızâsı ve O’nun cennetini elde edebilmen için iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
Birincisi:İbâdetin, yalnızca Allah rızâsı için yapılması, kullarından hiç kimseyi Allah’a ortak koşmamasıdır.
Nitekim Allah-azze ve celle- kudsî bir hadîste şöyle buyurmakt adır:
(( أَناَ أَغْنىَ الشُّرَكاَءِ عَنِ الشِّرْكِ، مَنْ عَمِلَ عَمَلاً أَشْرَكَ فِيهِ مَعيِ غَيْريِ تَرَكْتُهُ وَشِرْكَهَ )) رواه مسلم
“Ben, ortak koşulmaktan müstağnîyim.Her kim, benim için bir amel işler de o ameline benimle birlikte başkasını ortak koşarsa, onu ortak koştuğu şeyle başbaşa bırakırım.”
Müslim
Bunun anlamı;Allah Teâlâ, işlediği amele kendisiyl e birlikte başkasını ortak koşulan ameli kulundan asla kabul etmez, demektir.
İnsanların kendisini görmesi veyahut da insanların kendisini duyması için hac veya umre yapan kimseyi buna örnek olarak verebilir iz.
Dolayısıyla azîz kardeşim, bütün bunlar amelleri boşa götüren davranışlardır. Bunlardan şiddetle sakınman gerekir.
İkincisi:Bu ibâdeti yerine getirirke n Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetine uyman, yani O’nun yaptığı gibi yapman gerekir.
Şüphesiz ki Allah Teâlâ’nın yerine getirmemi zi emrettiği ibâdetlerin nasıl olduğunu ve nasıl yerine getirilme si gerektiğini, ancak Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerîm ile Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetinde bulmaktayız.
İslâm dîninde, nasıl yerine getirilme si hususunda hiçbir bilgi olmayan bir ibâdet bulamazsın.Örneğin namaz; nasıl kılınması gerektiği hususunda kendisine has özellikleri vardır.Zekât,Ramazan orucu,hac ve diğer ibâdetler de böyledir.
Nitekim Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- Vedâ haccında şöyle buyurmuştur:
(( خُذُوا عَنيِّ مَناَسِكَكُمْ )) رواه مسلم بألفاظ متقاربة
“Hac ile ilgili ibâdetlerinizi benden alınız (öğreniniz)”. Müslim
Bunun anlamı; “hac ve umre işlerinde benim yaptıklarıma bakın ve beni örnek alın” demektir.
Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah ve Rasûlünün ibâdette meşrû kılmadığı her türlü fazlalıktan ümmetini şiddetle uyarmış ve şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ عَمِلَ عَمَلاً لَيْسَ عَلَيْهِ أَمْرُناَ فَهُوَ رَدٌّ )) رواه مسلم
“Her kim, işimizde (dînimizde) olmayan bir şey yaparsa, o yaptığı şey, reddolunu r (kendisine iâde olunur).” Müslim
Bunun anlamı;Her kim, bir ibâdeti Allah ve Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in meşrû kılmadığı bir şekilde yaparsa, o yapmış olduğu ibâdet kendisind en reddolunu r, Allah tarafından kabul olunmaz, demektir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Her ibâdeti yerine getirirke n bu iki şartı gözönünde bulundurm an gerekir.H ac ve umre ibâdetini yerine getirirke n bilmen gereken en önemli şey; hac ve umreni Allah rızâsı için yapıp yapmadığını, yine Allah ve Rasûlü-sallallahu aleyhi ve sellem-’in meşrû kıldığı şekilde yerine getirip getirmediğini gözden geçirmen gerekir.
Allahım!Yaptığımız her amelimizi vechi kerîmine lâyık eyle.Bu amellerim izle ne riyâ, ne de şöhret istiyoruz .Allahım!Bu ibâdeti, Senin ve Rasûlünün bize emrettiği şekilde yerine getiriyor uz.!Onları bizden kabul buyur.. Âmîn.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Hac yapmak için Mekke’ye doğru yola çıkmaya karar verdiğin zaman, yol ve orada harcayacağın masraflarını helâl maldan ayırmalısın.Yoldayken Allah’a itaatte sana yardımcı olacak iyi yol arkadaşını araştırman gerekir.H ac ibâdetini bilerek yapabilme n ve de haccını bozacak hatalara düşmemen için, hacla ilgili bilgileri iyice öğrenmen gerekir.H acla ilgili bilemediğin şeyleri ilimde derinleşmiş âlimlere sorman gerekir.Çünkü âlimler, peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in de buyurduğu gibi, peygamber lerin vârisleridirler.
Bir kadının;baba,kardeş,oğul,koca veya bunlar gibi kendisine mahrem durumunda olan birisiyle yola çıkması gerekir.M ahremsiz olarak tek başına yola çıkar ve haccını yaparsa, günahkâr olur, ancak haccı Allah’ın izniyle geçerlidir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Büyük bir ibâdetle ilgili bilgileri elde etmek için şimdi hep birlikte, bu yüce dînin geniş sahasına girelim.S eninle Allah’ın en fazîletli mekânına, Beytullah’a gitmek için yola çıkalım kardeş.Orası öyle bir mekândır ki Allah Teâlâ orayı mübârek ve emîn bir belde, orada bulunanla rı da emîn kılmıştır.
HACCIN ÇEŞİTLERİ:
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Haccın çeşitleri üçtür.Hacı, bu üç çeşitten herhangi birisini seçebilir.Hangisiyle haccını yaparsa, o haccı geçerlidir.Bu hac çeşitleri şunlardır:
Birincisi:
Temettu’ haccı:Hacının, Şevvâl, Zilkâde ve Zilhicce ayının ilk on günü olan hac aylarında mîkat yerinden umre yapmak için ihrama girdiğinde;
(( لَبَّيْكَ عُمْرَةً ))
diyerek niyet etmesi, sonra da umrede yapılması gereken işlerin hepsini yerine getirmesi dir.Tavaf ettikten ve sa’y yaptıktan sonra saçlarını kökünden kazıtır veya kısaltır.Böylece umresi tamamlanmış olur.İhramlıyken kendisine haram olan her şey helâl olur.Zilh icce ayının 8. günü olunca, bulunduğu yerden;
(( لَبَّيْكَ حَجاًّ ))
diyerek hac için ihrama girer.Tem ettu’ haccı yapan kimse bayramın 1. günü bir koyun veya keçi, veyahut deve veya sığırın yedide birine ortak olmak sûretiyle kurban kesmesi gerekir.K urban kesemeyec ek durumda ise, 3 günü hacda, 7 günü de ehline döndükten sonra toplam 10 gün oruç tutması gerekir. İslâm limlerini n en doğru olan görüşüne göre, beraberin de kurbanını götürmeyen için hac çeşitlerinin en fazîletlisi, temettu’ haccıdır.Çünkü Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- Safâ ve Merve arasında sa’y ettikten sonra ashâbına şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ كاَنَ مِنْكُمْ لَيْسَ مَعَهُ الْهَدْيُ فَلْيُحِلَّ وَلْيَجْعَلْهاَ عُمْرَةً )) متفق عليه
“Sizden kim, beraberin de kurbanını getirmemiş ise, (tıraşı olup) ihramından çıksın ve bunu haccının umresi saysın.” Buhârî ve Müslim
Hac çeşitlerinin en fazîletlisinin temettu’ haccı olmasının nedeni; hacının bu yolculuğunda hac ile umreyi birleştirmiş olmasıdır.
İkincisi:
Kırân Haccı:Hacının, hac aylarında mîkat yerinden ihrama girdiğinde umre ile haccı birleştirip;
(( لَبَّيْكَ عُمْرَةً وَحَجاًّ ))
diyerek her ikisine birlikte niyet etmesidir .Mekke’ye vardığında umre tavafını yapar.Ardından hac ve umre için bir defa olmak üzere sa’y eder.Bu sa’yını farz tavafla birlikte yapmak için de erteleyeb ilir.Sonr a hacı, Zil-hicce ayının 8. günü Minâ’ya çıkıncaya kadar ihramlı halde kalır, saçını usturayla kazıtamaz veya (makasla) kısaltamaz.Böylece geri kalan ibâdetlerini tamamlar. Kırân haccı yapan hacı, Temettu’ haccı yapan kimse gibi bir koyun veya keçi, veyahut deve veya sığırın yedide birine ortak olmak sûretiyle kurban kesmesi gerekir.K urban kesemeyec ek durumda ise, 3 günü hacda, 7 günü de ehline döndükten sonra toplam 10 gün oruç tutması gerekir.
Üçüncüsü:
İfrâd Haccı: Hacının, hac aylarında mîkat yerinden ihrama girdiğinde;
(( لَبَّيْكَ حَجاًّ ))
diyerek sadece hacca niyet niyet etmesidir .İfrâd haccına niyet eden hacı, kırân haccına niyet eden hacının yaptıklarının aynısı yapar, ancak kırân haccına niyetlene n hacının bir kurban kesmesi gerekir, ifrâd haccına niyetlene n hacının ise kurban kesmesi gerekmez.Çünkü ifrâd haccı yapan kimse, kırân ve temettu’ haccı yapan kimseler gibi, hacla umreyi birlikte yapmamışlardır.
Hacı, bu üç hac çeşitlerinden birisini yapmakta muhayyerd ir.Ancak daha önce de belirtild iği gibi, beraberin de kurbanını getirmeye n için, en fazîletlisi temettu’ haccıdır.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Hac veya umre yapmak amacıyla Allah’ın mukaddes evi Beytullah’a yöneldiğin zaman bilmen gerekir ki, bu ibâdete başlaman mîkat yerinden ihrama girmenle başlar.
İhram;Hac veya umre ibâdetine niyet etmek demektir. Hac veya umre yapmak amacıyla Mekke’ye gelen herkes mîkattan ihrama girer.
Mîkatlar;Peygamber imiz Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sınırlarını çizdiği, Beytullah’ı haccetmek veya umre yapmak amacıyla dünyanın her yerinden gelenleri n Mekke’ye varmadan önce ihrama girdikler i yerlerdir .Bu mîkat yerleri şunlardır:
Zul-Huleyfe:Medine halkıyla o yoldan gelenleri n mîkat yeridir.Z ul-Huleyfe ile Mescid-i Nebevî’nin arası 13 kilometre dir.Zul-Huleyfe, Mekke’ye en uzak olan mîkat yeridir.B u mîkat yeriyle Mekke arası 420 kilometre dir.Günümüzde bu mîkat yeri, “Abyâr Ali” adıyla da bilinmekt edir.
Cuhfe:Râbiğ denilen şehre yakın bir eski köydür.Hac veya umre yapmak için gelen insanlar, şu anda Râbiğ denilen yerden ihrama girmekted irler.Râbiğ şehri, Cuhfe denilen yere çok yakındır.Bu mîkat yeri ile Mekke arası 208 kilometre dir. Burası Suriye, Lübnan,Ürdün,Filistin ve Mısır halkları ile S. Arabistan’ın kuzeyinde oturanlar, kuzey ve batı Afrika halkı ile o yoldan gelenleri n mîkat yeridir.
Karnul-Menâzil:Burası “Seylul-Kebîr” adıyla da blinmekte dir.Bu mîkat yeriyle Mekke arası 78 kilometre dir.Buras ı, S.Arabist an’ın Necd bölgesi halkı ile Basra Körfezi ülkeleri, Irak ve İran halkları ile o yoldan gelenleri n mîkat yeridir. Tâif şehrinin batısındaki dağlık Hedâ yolu üzerinde bulunan “Vâdi Mahram” mîkat yeri de bu mîkatla aynı hizâdadır. Buranın Mekke’ye uzaklığı ise, 75 kilometre dir.Buras ı, Tâif halkı ile o yoldan gelenleri n mîkat yeridir.A ncak burası müstakil bir mîkat yeri değildir.
Yelemlem:Günümüzde bu mîkat yeri “Sa’diyye” adıyla da bilinmekt edir. Mekke’ye uzaklığı, 120 kilometre dir.Buras ı, Yemen halkı ile o yoldan gelenleri n mîkat yeridir.
Zâtu Irk:Burası, Irak halkı ile doğuda oturanların mîkat yeridir.A ncak şu an burası, yol olmaması sebebiyle terkedilm iş durumdadır.Mekke’ye uzaklığı, 100 kilometre dir.Irak halkı ile doğu halkı şu an “Seylul-Kebîr” veya “Zul-Huleyfe”den ihrama girmekted irler.
Mekke halkı ise, hac için evlerinde n, umre için ise, “Ten’im” mescidind en veya Harem sınırlarının dışından herhangi bir yerden ihrama girerler.
Cidde,Bahra,Şarâi’ gibi mîkat sınırları içerisinde oturan kimseler, hac veya umre için evlerinde n ihrama girerler.
Hac yapmak isteyen her müslümanın bu sayılan mîkat yerlerine uğradığında ihrama girmesi gerekir.H ac yapmak istediği halde, ihrama girmeyip bilerek mîkat yerini geçen kimsenin tekrar mîkat yerine dönmesi gerekir.A ksi takdirde Mekke’de bir cezâ kurbanı kesmesi ve etinin hepsini Mekke’de fakirlere dağıtması gerkir.Bu cezâ kurbanı, bir koyun veya keçi olabilir.
Aynı şekilde unutarak veya uykuda kaldığından dolayı mîkat yerini ihrama giremeden geçen kimsenin hatırladığı an tekrar mîkat yerine dönmesi ve oradan ihrama girmesi gerekir.A ksi takdirde yukarıda olduğu gibi, bir cezâ kurbanı kesmesi ve etini Mekke’de fakirlere dağıtması gerekir.
Hac ve umre yapmak isteyenin mîkat yerinde yapması gereken şeyler:
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Karayoluy la mîkat yerine ulaştığın zaman, gusül abdesti alıp bedenine güzel koku sürünmen, mümkünse tırnaklarını kesmen sünnettir.Bundan sonra Ridâ ve izâr’dan oluşan ihram elbisesin i giymen gerekir.İhram elbisesin in beyaz ve yeni olması daha fazîletlidir.Ancak yeni değil ise, temiz olması yeterlidi r.
Bu arada ihram elbisesin e güzel koku sürülmemesi gerekir.Şayet güzel koku sürülmüşse, güzel kokunun bulaştığı yeri derhal yıkaman gerekir.
Kadın için sünnet olan herhangi bir elbise yoktur.Bi lakis dilediği elbisesin i giyebilir . Vücût hatlarını belli etmeyen, vakar ve saygınlığını koruyan bir elbise giymesi ve fitneye sebep olabilece k şeylerden uzak durması gerekir.A yrıca erkekleri n yanından geçecek kadının güzel koku sürünmemesi gerekir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Herhangi bir farz namazı kıldıktan sonra ihrama girmen sünnettir.İhrama girdiğin vakit, farz bir namaz vakit değil ise, sadece iki rekat abdest namazı kılarsın.
Bunların hepsini yaptıktan sonra, umreye niyetlene rek şöyle de:
(( لَبَّيْكَ عُمْرَةً ))
Ardından,Peygamberin Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- ihrama girdikten sonra telbiye getirdiği gibi;
((لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ،لَبَّيْكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ،إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ لاَ شَرِيَك لَكَ)) متفق عليه
diyerek telbiye getir.
Anlamı:“Buyur Allahım!Buyur (emrine geldim).Buyur (Allahım!Emrine geldim), senin hiçbir ortağın yoktur, buyur (Allahım!Emrine geldim).Hamd da senin, mülk de senin, nimet de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Havayoluy la geliyorsa n uçağın pilotu, denizyolu yla geliyorsa n geminin kaptanı, hacıların ihram elbiseler ini giymeleri için genellikl e yolculara mîkatın hizâsına gelmeden önce anons yaparlar. Mîkatın hizâsına geldikler inde ise, -daha önce de belirtild iği gibi- hacca niyet ederler.
Bununla birlikte evinden ihram elbisesi giyerek uçağa veya gemiye binmende bir sakınca yoktur.An cak ihrama niyet etmezsin. Mîkatın hizâsına geldiğini öğrendiğin anda bu ibâdete niyet eder ve telbiye getirmeye başlarsın.
Hacının ihrama girdikten sonra bol bol telbiye getirmesi ve sesini yükseltmesi gerekir.K adın ise, kendisi ve yanındaki arkadaşı duyacak kadar sesini kısar.Umre yapan kimse, tavafa başlayana kadar telbiye getirir.H acı ise, bayramın 1. günü Akabe cemresine taşları atıncaya kadar telbiye getirir.
İHRAMIN YASAKLARI
Kıymetli Umreci Kardeş,
Hac ve umre ibâdetine niyet etmenle birlikte bazı işler sana yasaklanm akta ve bu işleri yapman sana haram kılınmaktadır ki bunlara ihramın yasakları denmekted ir.Bu yasaklar şunlardır:
Birincisi:Tıraş etmek veya yolmak sûretiyle vücûdundan kıl koparmak, el ve ayak parmaklarının tırnaklarını kesmek.İhramlının gerektiğinde eliyle başını kaşıması câizdir. Başını kaşırken istemeden bir kıl düşerse veya yukarıda saydığımız yasaklard an birini unutarak veya hükmünü bilmeyere k yaparsa, kendisine herhangi bir cezâ gerekmez.
İkincisi:İhrama girdikten sonra ihram elbisesin e, bedenine veya başka bir yere güzel koku sürmek.İhrama girmeden önce başına veya sakalına sürdüğü güzel kokunun eserinin ihrama girdikten sonra kalmasının ihrama bir zararı yoktur.
Üçüncüsü:İhramlı kimse eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz .Eşine şehvetle de yaklaşamaz.Onu öpemez ve ona şehvetle bakamaz.İhramlı kimse ihramlı olduğu sürece nişanlanamaz, kendisi için nikah kıydıramaz, başkası için nikah de nikah kıyamaz.
Dördüncüsü:İhramlı erkek ellerine eldiven giyemez.
Beşincisi:İhramlı kimse, tavşan ve güvercin gibi kara hayvanını öldürmek sûretiyle avlayamaz, avlanması için süremez, avlanmasına yardım edemez. İster ihramlı, isterse ihramsız olsun, Harem sınırları içerisinde olduğu sürece kara avı avlamak haramdır.
Altıncısı:İhramlı erkeğin gömlek veya dikişli bir elbise giymesi haramdır. Pantolon, pijama, fanila, bornoz ve ayakkabı gibi dikişli olan şeyler, ister bedenin tamamına, isterse bedenin bir azâsına göre dikilmiş olsun farketmez .Ancak uçakla gelen kimsenin unutması gibi, uçakta izâr bulamazsa herhangi bir elbiseyi izâr olarak kullanabi lir.Onu da bulamazsa, pantolon veya pijamayı izâr olarak kullanır.Aynı şekilde terlik bulamazsa, ayakkabı giyebilir . Böyle yapmasında inşâallah bir sakınca yoktur.
İhramlı kimsenin kol saati,yüzük,gözlük,kulaklık ve kuşak gibi ihtiyaç duyduğu şeyleri takması, mal ve evrakını muhafaza etmek için kemer bağlaması câizdir.
Yedincisi:İhramlı erkeğin başını, ihram elbisesi, imâme, tülbent veya takye gibi bir şeyle örtmesi haramdır.
İhramlı kimsenin şemsiyeyle veya çadırın altında veya arabanın içerisinde veyahut da eşyasını başının üzerinde taşımak sûretiyle gölgelenmesinde bir sakınca yoktur. İhramlı kimse unutarak veya haram olduğunu bilmediğinden dolayı başını örterse, hatırladığı veya hükmünü öğrendiği anda onu giderir. Kendisine de herhangi bir cezâ gerekmez.
Sekizinci si:İhramlı kadının ellerine eldiven giymesi, gözleri görecek şekilde yüzünü peçe ile örtmesi haramdır.İhramlıyken bunların hepsi haramdır. Erkekleri n yanından geçerken veya erkekleri n kendisini n yanından geçmeleri halinde, başından aşağıya kadar dînen örtmesi gereken yüzünü peçeyle örter.
İhramlı olsun, ihramsız olsun, harem sınırları içerisindeki kendiliğinden biten ağaç ve yeşil bitkileri koparmak haramdır.Harem sınırları içerisinde kaybolan yitik malı, ilân etmek amacının dışında yerden alamaz.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Belki ihram elbisesin i değiştirmek,temizlemek,başını yıkamak ve banyo yapmak gibi şeylere ihtiyaç duyabilir sin.Bunla rı yapmanda bir sakınca yoktur, hepsi câizdir.Başını yıkarken veya banyo yaparken, vücûdundan istemeyer ek kıl veya kıllar düşerse, bir cezâ gerekmez.
Kıymetli Hacı ve Umreci Kardeş,
Bu ibâdete niyet etmen,her türlü günahlardan uzak durmanı,Allah’ı çokça anmanı ve telbiye getirmeni gerektiri r.Dolayısıyla hac ve umreni bozacak dedikodu, koğuculuk, çirkin söz ve faydasız tartışmalardan uzak durmalısın.Nitekim bazı insanlar, gereksiz olarak faydasız tartışmalara çok girerler. Allah onlara hidâyet etsin.Aynı şekilde gözlerini harama bakmaktan, kulaklarını Allah’ın sana haram kıldığı şeylerden muhâfaza etmen, Rabbine dönerek kendini ibâdete vermen gerekir.Dâima telbiye getirme, zikirde bulunma ve Kur’an okuma halinde bulunmaya gayret etmelisin . Gittiğin yolun tamamı, Allah’a ibâdet etmek ve O’nun adını anmak olsun.All ah Teâlâ’dan, hac yapanların haclarını kabul etmesini ve onlara yardım etmesini dileriz. Yine Allah Teâlâ’dan, hayırlı amel ve hayırlı şeyleri dileriz.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke’ye girdiğinde gusûl abdesti almıştır. Dolayısıyla senin de Mekke’ye vardığında gusül abdesti alman sünnettir. Mescid-i Haram’a yakın yerlerde abdest ve gusûl abdesti almak için özel yerler tahsis edilmiştir. Allah Teâlâ’dan, bu hizmetler in yapılmasını emreden ve bu imkânları Rahmân’ın misâfirlerine sunanların ecirlerin i vermesini dileriz.
Bundan sonra,umre yapmak için Mescid-i Haram’a, Kâbe’ye doğru yönelirsin. Bu sırada telbiye getirmeye devam edersin.
Mescid-i Haram’a girerken, önce sağ ayağını içeriye atman ve şöyle duâ etmen sünnettir:
(( بِسْمِ اللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِ اللهِ ،اَللَّهُمَّ افْتَحْ ليِ أَبْواَبَ رَحْمَتِكَ، أَعوُذُ باِللهِ الْعَظيِمِ وَوَجْهِهِ الْكَريِمِ وَسُلْطاَنِهِ الْقَديِمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجيِمِ )) روا ه مسلم و أبو داود
“Bismillah .Salât ve selâm,Allah Rasûlünün üzerine olsun.All ahım!Rahmetini n kapılarını bana aç.Allah’ın rahmetind en kovulmuş şeytandan, Yüce Allah’a, O’nun kerîm vechine ve ezelî hükümrânlığına sığınırım.” Müslim ve Ebû Dâvûd
Bu duâ, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebî’ye girilirke n okunduğu gibi diğer câmilere girilirke n de okunur.
Bu duâyı okuduktan sonra, umre tavafına başlamak için Kâbe’ye doğru yönel.Bu arada tavaf sırasında abdestli olman gerekir.U mre tavafının başlangıcından sonuna kadar ızdıbâ yapman sünnettir.
Izdıbâ;ihramın üst kısmı, ortasını sağ koltuğun altından geçirip uçlarını da sol omuzun üstüne atarak sağ omuzu açık bırakmak demektir.
Bu arada, tavafa başlarken telbiye getirme işi sona erer.
UMRENİN TAVAFI NASIL YAPILIR?
Hacer-i Esved’e giderek ellerinle ona dokunman ve onu öpmenle tavafa başlarsın. Hacer-i Esved’e ellerinle dokunamaz san, ona doğru yönelir ve sağ elinle işâret edersin, ancak elinin içini öpmezsin.Bu sırada “Allahu Ekber” dersin.“Bismillah i vallahu Ekber” dersen, daha güzel olur.Ayrıca Tekbir getirip tavafa başladıktan sonra şöyle duâ etmen sünnettir:
(( اَللَّهُمَّ إِيمَاناً بِكَ،وَتَصْدِيقاً بِكِتاَبِكَ،وَوَفَاءً بِعَهْدِكَ،وَاتِّباَعاً لِسُنَّةِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ))رواه البيهقي
“Allahım!Sana îmân eder, kitabın Kur’an-ı Kerîm’i tasdik eder, Sana verdiğim sözde durur ve Peygamber in Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetine uyarım.” Beyhakî.
Umreci için en fazîletli olan, Hacer-i Esved’i öpmek için izdiham çıkarmamak, insanları itip-kakmamak ve onlara sövüp vurmamaktır.Çünkü bu hareketle r, ibâdetin heybetini ortadan kaldırır.
Ardından yedi şavt olan umrenin tavafına, Kâbe soluna gelecek şekilde Hacer-i Esved’den başlarsın.Tavaf sırasında Allah’ı anabilir, O’na istiğfarda bulunabil ir ve dilediğin şekilde Allah’a duâ edebilir veya Kur’an okuyabili rsin.Bazılarının tavaf sırasında muayyen duâları okuyarak seslerini yükselttikleri gibi, sen sesini yükseltmezsin. Çünkü bu hareket, tavaf eden kardeşlerini rahatsız eder.
Rükn-ü Yemânî’ye geldiğinde, imkânı varsa sağ elinle ona dokun.Anc ak bazılarının yaptıkları gibi, Rükn-ü Yemânî’ye dokundukt an sonra sağ elini öpüp onu yüzüne sürme.Çünkü Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- böyle bir şey yapmamıştır.Bunu tavafın her şavtında yaparsın.Rükn-ü Yemânî’ye dokunma imkânı bulamazsa n, sağ elinle işâret etmeden ve tekbir getirmede n tavafına devam edersin.
Kıymetli Umreci Kardeş,
Rükn-ü Yemânî ile Hacer-i Esvad arasında şu duâyı okuman sünnettir:
“Rabbimiz!Bize, dünyada (âfiyet, helâl rızık, faydalı ilim ve sâlih amel gibi) güzellik ver. Âhirette de güzellik (cenneti) ver ve bizi cehennem azabından koru.”
Umreci, tavafının her şavtına Hacer-i Esved’den başlar yine Hacer-i Esved’de bitirir. Hacer-i Esved’e her gelişinde ona dokunarak öper ve “Allahu Ekber” der. Hacer-i Esved’e dokunamaz veya onu öpemezse, her hizâsına gelişinde sağ eliyle işâret eder ve bir defa tekbir getirir.
Kudûm tavafının ilk üç şavtında remel yapmak sünnettir.
Remel;Adımları sıklaştırarak hızlı bir şekilde yürümek demektir.İzdiham sebebiyle remel yapamazsa n, bir sakıncası yoktur.Bu nu yapmak sünnettir, farz değildir.
Kıymetli Umreci Kardeş,
Tavafını bitirdikt en sonra açık olan sağ omuzunu örtmeye çalış.İmkân bulabilir sen, Makam-ı İbrâhîm’in arkasında uzun olmamak kaydıyla iki rekât tavaf namazını kılman sünnettir.İzdiham sebebiyle Makam-ı İbrâhîm’in arkasında kılamazsan, Mescid-i Haram’ın herhangi bir yerinde kılabilirsin.Tavaf namazının birinci rekâtında Fâtiha Sûresinden sonra, “Kâfirûn” sûresini, ikinci rekâtında ise “İhlâs/Kul huvellahu ehad” sûresini okursun.B u iki sûrenin dışında başka iki sûre okursan da bir sakıncası yoktur.
Kıymetli Umreci Kardeş,
Bilmen gerekir ki Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- tavafını yaptıktan sonra Zemzem kuyusuna gitmiş ve oradan su içmiştir.Senin de aynı şekilde tavafını bitirdikt en sonra Zemzem kuyusuna gidip oradan veya termostak i sudan içmen sünnettir.
Zemzem suyundan içtikten sonra, dönme imkânı bulabilir sen tekrar Hacer-i Esved’e gelerek sağ elinle dokunman ve onu öpmen sünnettir.Ancak özellikle kalabalık zamanlard a imkân bulamazsa n bunu terkeders in.
BAZI HACI VE UMRECİLERİN TAVAF SIRASINDA YAPTIKLAR I HATALAR:
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Bazı hacı ve umreciler, Kâbe’nin çevresinde tavaf ederlerke n bazı hatalar yapmaktadırlar. Senin de aynı hatalara düşmemen için şu noktalara dikkatini çekmek istiyorum:
1-Bazı tavaf edenler,Hicr-i İsmâil’in içerisinden geçerek tavaf etmektedi rler ki doğru olan Hicr-i İsmâil’in içerisinden yapılan tavaf geçersizdir.Hicr-i İsmâil’in içerisinden bir veya birden fazla şavt tavaf eden kimse, içerisinden geçtiği şavtı veya şavtları tekrar yapması gerekir.Çünkü Hicr-i İsmâil, Kâbe’nin içinden sayılır.Bundan dolayı müslüman, tavafını Kâbe’nin içinden değil de dışından yapmakla emrolunmuştur.
2-Bazı tavaf edenler, Kâbe’nin her köşesini istilâm etmekte, bazıları da bütün duvarlarına ve Makam-ı İbrâhîm’e el-yüz sürmektediler.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- Kâbe’nin Hacer-i Esved ile Rükn-ü Yemânî köşesinden başka bir yerine el sürmemiştir.
3-Bazı tavaf edenler, tavaf sırasında seslerini yükselterek tavaf eden diğer müslüman kardeşlerini rahatsız etmektedi rler.Aynı şekilde, Hacer-i Esved’i öpmek için aşırı bir şekilde itişip-kakışarak ve Makam-ı İbrâhîm’in arkasında tavaf namazı kılarak izdiham çıkarmaktadırlar.Bu durumda kadın-erkek karışıklığıyla birlikte büyük fitne doğmakta, bazen de hacılar birbirler ine küfredip kavga etmektedi rler ki müslümanın müslüman kardeşine haksız yere vurması veya ona küfretmesi asla câiz değildir.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Bu mübârek mekânda sana haksızlık ve kötülük yapana müsamaha gösterip onu bağışlaman, senin ahlâkın olmalıdır.
4-Bazı tavaf edenler, hac ve umre ibâdeti hakkında yazılmış uydurma kitaplard an her şavta has duâlar okumaktadırlar.Bu davranış, dînde aslı olmayan ve dîne sonradan yerleştirilen bidatlerd ir.Peygam ber-sallallahu aleyhi ve sellem- tavaf ederken Hacer-i Esved’e her gelişinde tekbir getirmiş,Hacer-i Esved ile Rükn-ü Yemânî arasında şu duâdan başka bir şey okumamıştır:
“Rabbimiz!Bize, dünyada (âfiyet, helâl rızık, faydalı ilim ve sâlih amel gibi) güzellik ver.Âhirette de güzellik (cenneti) ver ve bizi cehennem azabından koru.”
Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetine uyarak, tavafın başından sonuna kadar herhangi bir şavtında muayyen bir duâyı okumaman gerekir.A llah’a duâ etmekte sana yardımcı olacak Kur’an ve sünnette belirtile n bazı duâları bu kasetin sonunda inşâallah sana arzedeceğiz.
UMRENİN SA’YI NASIL YAPILIR?
Kıymetli Umreci Kardeş,
Yukarıda dedikleri mizi yaptıktan sonra Safâ ve Merve arasında sa’y yapmak için sa’y yapılan alana git.Safâ ve Merve tepesi, Rabbinin emri gereği, İbrâhîm-aleyhisselâm- eşi Hacer anamızı Mekke’de bırakmıştı.Hacer anamız, kendisi ve oğlu İsmâil çok susayınca, kendileri ne su içirecek birisini aramak için önce Safâ tepesine çıkmış, ardından oradan inerek biraz yürümüş, daha sonra hızla koşmaya başlamış, yine tekrar normal adımlarla Merve tepesine ulaşana kadar yürümüş, ardından kendisi ve oğluna su içirecek birisini aramak için Merve tepesine çıkmıştı.Nitekim Allah Teâlâ onlardan bu sıkıntıyı gidermiş ve İsmâil-aleyhisselâm-’ın önünde yerden su çıkartmıştı.
Kıymetli Umreci Kardeş,
Safâ’ya yaklaştığında şu âyet-i kerîme’yi oku:
[سورة البقرة:158]
“Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah’ın görünen nişânelerindendir.Her kim, Kâbe’yi hac veya umre amacıyla ziyâret ederse, ikisi arasında sa’y etmesinde bir günah yoktur. Her kim, samimî olarak Allah için gönüllü bir şey yaparsa, hiç şüphe yok ki Allah,(aza çoklukla karşılık vererek) onu kabul eder, (kullarının amellerin i zerre miktarı da olsa) bilir (onu zâyi etmez).” Bakara Sûresi:158
Bu âyeti, Safâ tepesine yaklaştığında çıkmadan önce okursun.A yrıca bu âyeti sadece sa’yin ilk şavtında ve Safâ tepesine çıkmadan önce okursun.H er şavtta okumazsın.Bu âyeti okuduktan sonra Safâ tepesine tırman.Safâ tepesinin en yükseğine çıkman gerekmez. Yer seviyesin den biraz yükselmen yeterlidi r.Sonra kıbleye yönelerek üç defa:
(( اَللهُ أَكْبَرُ ))
Diyerek tekbir getir.Ardından şöyle duâ et:
((لاَ إِلَه إِلاَّ اللهَ وَحْدَهُ لاَ شَريِكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ،وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ،لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ، أَنْجَزَ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَهَزَمَ الأََحْزاَبَ وَحْدَهُ )) رواه مسلم
“Allah’tan başka hakkıyla ibâdet edilecek hiçbir ilâh yoktur.O birdir, hiçbir ortağı yoktur.Mülk de O’nun, nimet de O’nundur.O’nun her şeye gücü yeter.
Allah’tan başka hakkıyla ibâdet edilecek hiçbir ilâh yoktur.O birdir.Vâdini yerine getirip kuluna yardım etmiş, bütün grupları tek başına mağlup etmiştir.”
Bu duâyı üç defa tekrarlar sın.Bundan sonra Allah’tan dünya ve âhiret iyilikler ini dileyebil irsin.Bu duâyı üç defadan az yaparsan da Allah’ın izniyle herhangi bir sakınca yoktur.El lerini, sadece duâ etmek istediğinde kaldırırsın.Ancak, üç defa tekbir getirirke n ellerini kaldırmazsın.
Ardından, Merve tepesine gitmek için Safâ tepesinde n iner ve normal bir şekilde yürürsün.Yeşil direğin hizâsına gelene karar kendin, ehlin ve müslüman kardeşlerin için kolayına gelen duâlarla duâ eder, Allah’ı anarsın.Yeşil direğin hizâsına gelince, diğer direğin hizâsına ulaşana kadar hızlı bir şekilde koşarsın. Bundan sonra Merve tepesine gelene kadar normal bir şekilde yürürsün. Merve’ye ulaşınca tepeye çıkıp Safâ tepesinde yaptığın gibi kıbleye yönelir ve üç defa “Allahu Ekber” dedikten sonra üç defa da şöyle duâ edersin
((لاَ إِلَه إِلاَّ اللهَ وَحْدَهُ لاَ شَريِكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ،وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ،لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ، أَنْجَزَ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَهَزَمَ الأََحْزاَبَ وَحْدَهُ )) رواه مسلم
Bu duâyı yaparken, Allah Teâlâ’dan sana dünya ve âhiret iyilikler ini bahşetmesi için duâ edersin.
Ardından, Merve tepesinde n iner ve yeşil direğe gelene kadar normal bir şekilde yürürsün.Yeşil direğe gelince, iki yeşil direk arasında hızlı bir şekilde koşarsın. Sonrasında, Safâ tepesine gelene kadar normal bir şekilde yürürsün.
Bu şekilde, Safâ tepesinde n başlayıp Merve tepesinde bitirmek üzere sa’yını yedi şavt olarak yaparsın.Safâ tepesinde n Merve tepesine gidişin bir şavt, Merve tepesinde n Safâ tepesine gelişin de bir şavt sayılır.
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Yürüyerek sa’yederken, yorulduğunu hissettiğinde biraz dinlenmen de bir sakınca yoktur.Ay rıca arabayla da sa’yını tamamlaya bilirsin.
Safâ ve Merve arasında sa’y ederken namaz vakti girdiğinde namazını kılar, ardından kaldığın yerden sa’yini tamamlaya bilirsin. Sa’y ederken abdestli olman müstehaptır.Ancak bir kimse, umresinin sa’yını abdestsiz yaparsa sa’yı geçerlidir.Aynı şekilde bir kadın, tavaftan sonra aybaşı görür veya lohusa olursa ve Safâ ve Merve arasında o halde sa’y ederse, sa’yı geçerlidir.Çünkü sa’y ederken abdestli olmak şart değildir.Bilakis müstehaptır.
UMREDE YAPILMASI GEREKEN SON ŞEYLER NELERDİR?
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Safâ tepesinde başlayıp Merve tepesinde sona eren yedi şavtlık umre sa’yini bitirdikt en sonra temettu’ haccı yapıyor ve saçların uzayacak kadar hacca da uzun bir süre varsa saçlarını kökünden kazıtırsın.Hacca az bir süre kalmışsa saçlarını kısaltırsın.Saçları kısaltırken başın tamamından kısaltılması gerekir.B azılarının yaptığı gibi saçların bir kısmından alıp diğer kısmından almamak (ihramdan çıkmak için) yeterli değildir. Kadınlar ise, saçlarının her örgüsünden bir parmak boğumu miktarı kısaltırlar.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Saçlarını kazıttıktan veya kısalttıktan sonra umreni tamamlamış, Allah-azze ve celle- ve Rasûlü Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in istediği şekilde bu ibâdeti edâ etmiş oldun. Bundan sonra, ihramda yapman yasak olan her şey artık sana helâl olur.Norm al elbiseni giymen, güzel koku sürünmen ve eşinle de cinsel ilişkide bulunman sana helâl olur.Aynı şekilde ihramın diğer yasakları da sana helâl olur.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Kırân veya İfrâd haccı yapıyorsan, başını kazıtmaz veya kısaltmazsın.Bayramın 1.gününe kadar birinci helalliğe girinceye kadar ihramdan kalırsın.
Terviye günü de denilen Zilhicce’nin 8. günü yapılması müstehap olan şeyler:
Kıymetli Hacı Kardeş,
Temettu’ haccına niyetleni p umresini yaptıktan sonra ihramdan çıkan kimsenin Terviye günü olarak da bilinen Zilhicce’nin 8.günü kuşluk vaktinde ikâmet ettiği yerden hac için tekrar ihrama girmesi müstehaptır.Aynı şekilde Mekke halkından olup hac yapmak isteyen kimseler de evlerinde n ihrama girerler.
Kıran ve İfrâd haccına niyetlene n kimseler ise ihramlarından çıkmadıklarından ihramlı olarak kalırlar.
Temettu’ haccına niyetlene n kimse ile hac yapmak isteyenin Zilhicce’nin 8.günü ihramını giyer.Yıkanmak, temizlenm ek ve güzel koku sürünmek gibi mîkât yerinde yaptıklarının aynısını (Mekke’de )ihrama girmeden önce de yapar.Ardından kalbiyle hacca niyet eder ve telbiye getirmeye başlar.Telbiye -daha önce de belirtild iği gibi- şöyledir:
((لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ،لَبَّيْكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ،إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ لاَ شَرِيَك لَكَ)) متفق عليه
Anlamı: “Buyur Allahım!Buyur (emrine geldim).Buyur (Allahım!Emrine geldim), senin hiçbir ortağın yoktur, buyur (Allahım!Emrine geldim).Hamd da senin, mülk de senin, nimet de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”
Bu günde (Zilhicce’nin 8.günü), ister Temettu’ haccına niyetlenm iş olsunlar, isterse Kırân veya İfrâd haccına niyetlenm iş olsunlar bütün hacılar zevâlden önce mübârek Minâ’ya doğru hareket ederler.M inâ’da (o gün) öğle ve ikindi namazlarını ikişer rekât, akşam namazını üç rekât, yatsı namazını ikişer rekât ve sabah namazını sünnetiyle birlikte her namazı vaktinde kılarlar.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Peygamber in Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi,senin de Arefe gecesi Minâ’da gecelemen müstehaptır.Arefe gününün sabah namazını Minâ’da kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar beklersin .Güneş doğduktan sonra Minâ’dan Arafat’a doğru telbiye ve tekbir getirerek hareket edersin.
ZİLHİCCE’NİN 9. GÜNÜ OLAN AREFE GÜNÜNDE YAPILMASI MÜSTEHAP OLAN ŞEYLER:
Kıymetli Hacı Kardeş,
Arefe günü mübârek bir gündür.Hayır ve bereketin in çokluğu, meleklerl in ve Allah’ın rahmetini n inmesi, şeytanın Arefe gününde daha hakîr ve zelîl olduğu kadar başka bir günde hakîr ve zelîl olmaması sebebiyle, Allah Teâlâ Kur’an’da Arafe gününün üzerine yemîn etmiştir.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Arafat’a varınca, Peygamber in Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi, senin de mümkünse güneş zevâli aşıncaya kadar Nemire vadisinde dinlenmen müstehaptır.İmkânı yoksa, işâret ve uyarıcı levhâlar vasıtasıyla belirtile n Arafat sınırları içerisinde herhangi bir yerde dinlenmen de bir sakınca yoktur.
Güneşin doğuşundan batışına kadar Arafat’ta beklersin .Vaktinin tamamını telbiye getirmek, Allah’a duâ etmek, O’ndan bağışlanmayı dilemek ve O’nu anmakla geçirmelisin.Güneş zevâli aştıktan ve öğle namazının vakti girdikten sonra imâmın hutbe îrâd etmesi ve hutbede Arefe günü ile diğer günlerde yapılması meşrû olan şeyleri hacıya açıklaması, insanlara öğüt vermesi,onlara Peygamber imiz Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi, İslâm’ın hükümlerini ve müslümanın Rabbine, âilesine ve müslüman kardeşlerine karşı yapması gereken görevleri hatırlatması sünnettir.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Hutbeden sonra öğle ile ikindi namazını bir ezân ve iki kâmetle birleştirerek, öğle vaktinde kılarsın.Öğle ile ikindi namazının öncesinde veya arasında veyahut da sonrasında herhangi bir sünnet namaz kılmazsın.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Öğle ve ikindi namazını birlikte öğle namazının vaktinde kıldıktan sonra artık bu anlarını Allah’a ibâdetle değerlendirmeye çalışmalısın.Eline geçen bu büyük fırsatı kaçırmamalısın.Güneş batıncaya kadar bol bol Allah’ı anmaya, Allah’a duâ etmeye, Subhanall ah, Velhamdul illah ve Lâ ilâhe illallah demeye, tevbe ve istiğfarda bulunmaya gayret etmelisin .Duâ ederken kıbleye yönelerek ellerini kaldırmalısın. Yaratanına ve Mevlâna zelîl ve O’na muhtaç bir şekilde duâ etmelisin .
Peygamber in Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu husustaki şu sözünü dinlemeli sin:
(( خَيْرُ الدُّعاَءِ دُعاَءُ يَوْمِ عَرَفَةَ، وَخَيْرُ ماَ قُلْتُهُ أَناَ وَالنَّبِيوُّنَ مِنْ قَبْليِ:لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهَ وَحْدَهُ لاَ شَريِكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ ))
“Duâların en hayırlısı Arefe gününün duâsıdır.Benim ve benden önceki peygamber lerin söylemiş olduğu en hayırlı söz ise, Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh. Lehul-mulku velehul-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ sözüdür.”
(Arafatta duâ ederken) Allah’tan dünya ve âhiret iyilikler ini dilemelis in.
Bu kasetin sonunda sana bazı şeyleri tavsiye etmek istiyoruz .Umulur ki ki Allah Teâlâ bu tavsiyele rden yararlanm anı sağlar.Beytullah’ın bulunduğu yer, Allah’a itaatte mü’mine yardım eder ve onu günahlardan uzaklaştırır.
Bu tavsiyele rin;
Birincisi:Beş vakit namazını Mescid-i Haram’da kılmaya gayret etmelisin . Bunun için de Mescid-i Haram’a erken gitmeye kendini zorlamalısın.Namazlarını, gücün yettiğince düşünerek ve huşû ile kılmaya çalışmalısın.
İkincisi:Allah Teâlâ’ya yakın olabilmen in en büyük vesîlesi, Kur’anı okumaktır. Dolayısıyla bu umrende kolayına geldiği kadar düzenli bir şekilde günlük olarak bazı cüzleri okumalısın.
Üçüncüsü:Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz, diğer câmilerde kılınan yüz bin namaza denktir.D olayısıyla azîz kardeşim, nafile namazlarl a sünnetleri yerine getirmeye gayret etmelisin .Nitekim Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’e bir adam gelip cennette nasıl kendisiyl e birlikte olabileceğini sorunca,Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: “Kendini çokça secde etmeye alıştır” Buyurmuştur.
Dördüncüsü:Sabah ve akşam yapılan duâ ve zikirleri yapmaya devam etmen de güzeldir.Bu duâ ve zikirleri ezberleme ye çalışmalısın.Saîd elKahtânî’nin yazdığı ve Guraba Yayınevinin tercüme ettiği; “Hısnul-Müslim, Kur’an ve Sünnette Müslümanın Sığınağı Duâ ve Zikirler” adlı kitapçık, bu konuda yazılmış en güzel eserdir.B u kitaptaki duâ ve zikirleri okumaya gayret etmelisin .
Beşincisi:Güzel ahlâklı olmaya ve insanlarl a güzel geçinmeye gayret etmelisin . Dilini,başkasının gıybetini etmekten, koğuculuk yapmaktan ve başkası hakkında çirkin söz söylemekten korumalısın.Mekke’de işlenen bir günahın, başka yerde işlenen günahtan Allah katında daha çirkin ve daha büyük olduğunu bilmen gerekir.
Altıncısı:Umreci Kardeş, bir an önce Allah’a tevbe etmeye gayret etmelisin . Hayatını sâlih amellerle dolduraca k yeni bir sayfa açmalısın. Bu mübârek yolculuğun, seni yaradanına ve mevlâna yaklaştıracak bir hayra vesîle olsun.
Nitekim Allah-azze ve celle- Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurmakt adır:
[سورة الزمر الآيـات :53-61]
“(Ey Muhammed!) Nefisleri ne zulmedere k (günahları işlemiş) kullarıma de ki: (Günahlarınızın çok olmasından dolayı) Allah’ın rahmetind en ümidinizi kesmeyin. Hiç şüphesiz ki Allah (ne kadar çok olursa olsun, bir daha dönmemek üzere günahlarına tevbe edenlerin) günahları(nı) bağışlar.Çünkü O, (tevbe edenlerin günahlarını) bağışlayan ve (onları) çok esirgeyen dir.(Ey insanlar !İtaat ve tevbe ederek) Rabbinize dönün ve size (O’nun) azabı gelmeden önce O’na teslim olun.Yoks a hiç kimse size yardım edemez.Si z farkında olmadan, ansızın başınıza bir azap gelmezden önce Rabbinizd en size indirilen en güzel şeye (Kur’an’a, emirlerin i yerine getirmek ve yasaklarından da sakınmak sûretiyle) uyun.(Dünyadayken) Allah’ın (emirlerin e uymayarak) O’nun hakkını gereği gibi yerine getirmediğimden dolayı bana yazıklar olsun,diyen kimse (gibi pişman olmamanız için Rabbinize itaat ederek O’na dönün). Gerçekten ben, (dünyadayken Allah’ın emri, kitabı, Rasûlü ve mü’minlerle) alay edenlerde n idim.Veya; Allah beni doğru yola (dînine) iletseydi, elbette ki (şirk ve günahlardan) sakınanlardan olurdum.V eya; (kıyâmet günü Allah’ın) azabını gördüğünde, benim için (dünyaya bir kez daha) dönmeye imkân olsa da (Rabbine itaat ederek sâlih amel işleyen) iyilerden olsaydım, diyeceği günden sakının.Hayır, senin dediğin gibi değildir.(Hakka delâlet eden apaçık) âyetlerim sana gelmişti de sen,onları yalanlamış, (onları kabul etmeyerek) büyüklük taslamış ve (Allah ve Rasûlünü) inkâr edenlerde n olmuştun.Kıyâmet günü (Allah’a lâyık olmayan şeylerle O’nu niteleyip O’na ortak koşmak ve evlât nisbet etmek sûretiyle) Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.(Allah’a karşı büyüklük taslayanın) varacağı yer, Cehennem değil midir?Allah, (emirlerin i yerine getirmek ve yasaklarından da sakınmak sûretiyle Rablerind en gereği gibi) korkanları (Cehennem azabından kurtarara k) kurtuluşa erdirecek tir.Onlar a (Cehenne azabının) fenâlığından hiçbir şey dokunmaya caktır.Onlar, (dünya hayatında elde edemedikl eri şeyler için de) üzülmeyeceklerdir.” Zümer Sûresi:53-61
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Son olarak, sizlere bu kaseti hazırlayıp sunan Mûte İslâmî Bant-Kayıt Stüdyosu, Allah Teâlâ’dan yaptığınız amellerin izin karşılığını vererek umrenizi kabul buyurmasını, âilenize selâmetle ve büyük ecirler kazanarak dönmenizi niyaz eder.
Yine Allah Teâlâ’dan hepimize dosdoğru yolda yürümeyi ve güzel ameller işlemeyi nasip etmesini niyaz eder.
والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته