» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Kitaphane - Türkce

Kitaphane - Arapca

Forum

  
1 Rajab 1433
22 May 2012
Фаджр04:22
Восход06:18
Зухр13:38
Аср17:35
Магриб20:57
Иша22:45
Полночь00:39
Islamic Finder
 
 
KABİR ÜZERİNE BİNA YAPMAK
547 ـ وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: نَهى رَسُولُ اللّهِ أنْ يُجَصَّصَ الْقَبْرُ، وَأن يُبْنَى عَلَيْهِ، وأنْ يُقْعَدَ عَلَيْهِ، وأنْ يُكْتَبَ عَلَيْهِ، وَأنْ يُوطأ. أخرجه الخمسة إ البخاري .

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resululla h (aleyhissa lâtu vesselâm) kabrin kireçlenmesini, üzerine bina yapılmasını, üzerine oturulmasını, üzerine yazı yazılmasını ve ayakla basılmasını yasakladı." [1]



Ebu Hureyre (r.a.)’ın rivayet ettiğine göre : Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Allah Yahudiler i kahretsin . onlar peygamber lerinin kabirleri ni mescid haline getirdile r.”[2]

Haris Necrâni den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.)’in vefatından 5 gün önce şöyle buyurduğunu duydum: “ Dikkat edin! Sizden öncekiler peygamber lerinin ve Salih kimseleri n kabirleri ni mescid haline getiriyor lardı. Dikkat edin! sakın kabirleri mescid haline getirmeyi n. Ben bunu size yasaklıyorum.”[3]



Aişe (r.a.) şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.) hastalanınca hanımlarından birisi Habeşistandaki Mâriye adlı bir kiliseden bahsetti. Ümm Seleme ve Ümm Habibe Habeşistana gitmişlerdi. Onlar bu kilisenin güzelliğinden ve kilisedek i resimlerd en söz ettiler. Peygamber (s.a.v.) başını kaldırarak şöyle buyurdu: “Onlar aralarında Salih bir kimse varsa onun kabri üzerine bir mescid yaparlar. Sonra da o gördüğünüz resimleri yaparlardı. İşte onlar kıyamet günü Allah katında yaratıkların en kötüleridir.”[4]



ـ5469 ـ وعن أبي الْهَيَّاجِ ا‘سْدى قال:قَالَ لي عَلِيٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: أَ أبْعَثُكَ عَلى مَا بَعَثَنِي عَلَيْهِ رَسُولُ اللّهِ ؟ قَالَ: اِذْهَبْ، فََ تَدَعْ تِمْثَاً إّ طَمَسْتَهُ، وََ قَبْراً مُشْرِفاً إّ سَوَّيْتَهُ. أخرجه مسلم وأبو داود والترمذي .



Ebu'l-Heyyâc el-Esedî anlatıyor: "Bana, Hz. Ali radıyallahu anh: "Resûlullah (aleyhissa lâtu vesselâm)'ın beni göndermiş olduğu şeye ben de seni göndereyim mi?" diye sordu ve Resûlullah'ın kendisine:

"Haydi git, kırıp dökmedik put, düzlemedik yüksek kabir bırakma!" dediğini anlattı." [5]

“ Sahabeler ve Tâbiin kendi zamanlarında, aralarında sivrilmiş ünlü kahramanl arın ve ümmetin iyilerine değer verme ve onların şanını yüceltmede pek geride kalmıyorlardı. Ancak onlar, ölülerin kabirleri ni yükseltmeyi ve çürümüş kemikleri yüceltmeyi kabul etmiyorla rdı. Çünkü onlar bu yüce şeriatın ve doğruluk dininin sahibinin, bu konudaki açık yasağını kesinlikl e biliyorla rdı. Bu din putperest liği kökünden kazımak, çürümüş kemikleri yüceltmenin izlerini silmek veya ölülerin kabirleri nin başında beklemeyi kaldırmak için gelmiştir. Onlara göre en hayırlı kabirler, izi, eseri kalmamış kabirlerd ir.”[6]



İslam’ın ilk dönemlerinde kabirleri n yüceltilmesi, üzerine kubbe ve mescid yapmak suretiyle ölülerin yerlerini n korunmasına dair bir rivayet olsaydı, bu ihtilaf olmaz, o değerli sahabeler in kabirleri nin şu ana kadar tarafımızdan ne halde oldukları bilinirdi .



Peygamber imiz (s.a.v.) ve sahabe-i kiram (r.a.) döneminde kabirler üzerine bina inşa etme,yazılar yazma ve mescit edinme gibi bir davranış bulunmama ktadır. Bu yenilikle r daha sonraki dönemlerde yüceltme hastalığının bir tezahürü olarak uygulanma ya başlanmış ve çığırından çıkarak bugünkü hale gelmiştir. İnsanlar cahiliyet in de etkisiyle çok sevdikler i alimleri ve veli olduğuna inandıkları zat’ların mezarlarını mescitler haline getirmiş, dua edilen yerler,bereket umulan Allah’ın rızasına ulaşmak için vesile kabul edilen yerler haline getirmişlerdir. Bazı alimler mezar taşlarına isim yazılabileceğini söylemektedir. Ancak mezar üzerine şaşalı binalar inşa etmek bu gün olduğu gibi oraların şirk mekanı haline gelmesine neden olabilir. Bu tehlikeyi bilen peygamber imizin (s.a.v.) bu konudaki hassasiye tini yukarıdaki hadisi şeriflerden anlıyoruz.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] [Müslim, Cenâiz 94, (970); Ebu Dâvud, Cenâiz 76, (3225, 3226); Tirmizî, Cenâiz 58, (1052); Nesâî, Cenâiz 96, (4, 86, 88).]
[2] Buhari II-422, Müslim, Ebu Davud II-71
[3] İbn Ebi Şeybe, 2/83/b ve t/2/376 senedi müslim’in şartına göre sahihtir.
[4] Buhari I-416-422, Müslim II-66 Nesâi I-115 Ahmed VI-51
[5] [Müslim, Cenâiz 93, (969); Ebu Dâvud, Cenâiz 72, (3218); Nesâî, Cenâiz 99, (4, 88, 89).]
[6] İslam’da Kabirciliğin Sakıncaları-128 Nâsiruddin ALBANİ

Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler